Ana yollardaki tırlara, mahalle aralarında marketlere ürün teslim etmek için park etmiş kamyonlara kızdığımız söylendiğimiz mutlaka olmuştur. Kurallara uymayalım veya kamyonlar hiç hata yapmıyor demiyorum ancak daha büyük resimde plansız büyüyen şehirlerimizin ihtiyaçlarını karşılayamayan cadde ve sokaklara bir de zincir mağaza açarsak su gideceği yolu kendiliğinden bulmak zorunda kalıyor. Bulamayınca da sel felaketi yaşıyoruz veya arkada araç kuyrukları oluşuyor.
Bu işin bir yönü, diğer taraftan İstanbul’u örnek alırsak günde 16 milyon insan, 3 öğün yemek ve içmek zorunda. Her insanın minimum 2,5 kg tükettiğini varsayarsak 40.000 Ton/gün den yaklaşık 2.500 adet aracın İstanbul’a gelmesi ve min.10.000 sefer ile de şehir içine dağıtılması anlamına geliyor.
Bu sürecin 3-4 gün aksadığını düşünün. Eminim kimse düşünmek istemeyecektir.
Pandemi sürecinde sokağa çıkma yasağının saat 16 ya alındığı gün marketlerde olan izdihamı hatırlayacaksınız.
Kısaca LOJİSTİK olmazsa olmazımız.
Tarladan çatala olan bu süreçte birçok kaydi ve fiili hareket var.
Bu süreçleri iyi yönetenler gelecekte kazanmaya ve yaşamaya devam edecekler.
Süreçlerinizi kontrol etmeyi, denetlemeyi, geliştirmeyi ve ekiplerinizi eğitmeyi ihmal etmeyelim.
Related Posts
KURUMSALLAŞMA ÜZERİNE…
28 Mar 2021 0GSYH ve LOJİSTİK
17 Mar 2021 0STRATEJİNİZ STRATEJİMİ?
01 Mar 2021 0